Vatan Haini Nazım
Kişiler

Vatan Haini Nazım

Hayatın “kolay” olduğunu sandığımız yıllarda geçti bizim gençliğimiz. Dünyanın göbeğinden ikiye çatladığı yıllar. Safların net belirlenebildiği yıllar. Ya bizdensin ya ötekinden tercihinin, yaz sıcağında kana kana bir bardak soğuk su içer gibi gönül rahatlığıyla yapılabildiği yıllar. “Cüzdan mı? Vicdan mı? Derdik! “Hangisine kulak vereceksin? Hülyalı gözlerini yarınların parlak günlerine dikmiş gençlerin yanıtı hazırdı! Elbette ki … Okumaya devam et

Nazım Hikmet bana ne öğretti?
Kişiler

Nazım Hikmet bana ne öğretti?

  En çok sevdiğim resimlerinden biridir bu! Demir parmaklıkların önünde, onlar sanki hiç orada yokmuş gibi, yüreğine, gönlüne zincir vurmadan durabilen “özgür insanı” simgeler benim için. Kanımca şiirlerindeki karşı konulamaz gücü de buradan, bu özgür ruhtan alır. Peki, ya “iyi ve güzel bir dünyaya” olan inanç? Evet, belki önemli, ama bu çok sonra gelir. Önce … Okumaya devam et

“Bilen biliyor zaten, ille de onur diyorsan bu onur bize yeter”
Kişiler

“Bilen biliyor zaten, ille de onur diyorsan bu onur bize yeter”

  Onu çok sık böyle hatırlıyorum: Mutfaktaki küçük köşesine oturmuş, elinden hiç düşürmediği sigarası, kahvesi, hiç bitmeyen öyküleri, arkada mutlaka arada “kısa dalgadan” haberler alınması gereken radyosu. Evet, hele radyosu. Sadece alınacak haberlerin aracı değildi, aynı zamanda da dünyaya açılan pencereydi! Bu pencereden dünyadan bize doğru süzülenler olduğu gibi, bizim taraftan dünyaya giden bilgi ve … Okumaya devam et