Vatan Haini Nazım
Kişiler

Vatan Haini Nazım

Hayatın “kolay” olduğunu sandığımız yıllarda geçti bizim gençliğimiz. Dünyanın göbeğinden ikiye çatladığı yıllar. Safların net belirlenebildiği yıllar. Ya bizdensin ya ötekinden tercihinin, yaz sıcağında kana kana bir bardak soğuk su içer gibi gönül rahatlığıyla yapılabildiği yıllar. “Cüzdan mı? Vicdan mı? Derdik! “Hangisine kulak vereceksin? Hülyalı gözlerini yarınların parlak günlerine dikmiş gençlerin yanıtı hazırdı! Elbette ki … Okumaya devam et

“Bilen biliyor zaten, ille de onur diyorsan bu onur bize yeter”
Kişiler

“Bilen biliyor zaten, ille de onur diyorsan bu onur bize yeter”

  Onu çok sık böyle hatırlıyorum: Mutfaktaki küçük köşesine oturmuş, elinden hiç düşürmediği sigarası, kahvesi, hiç bitmeyen öyküleri, arkada mutlaka arada “kısa dalgadan” haberler alınması gereken radyosu. Evet, hele radyosu. Sadece alınacak haberlerin aracı değildi, aynı zamanda da dünyaya açılan pencereydi! Bu pencereden dünyadan bize doğru süzülenler olduğu gibi, bizim taraftan dünyaya giden bilgi ve … Okumaya devam et

Daha nice yılları olsun
Kişiler

Daha nice yılları olsun

    O’nu tanıdığımda daha Nuh Tufanı öncesindeydik, daha Atlantis batmamış, daha tektipleşme Kaf dağının ötelerine sirayet etmemişti. Daha hayaller canlı, daha ümitler tazeydi. Daha mitoloji kahramanları “lanet olsun” deyip yerküremizi terk etmemişlerdi. Farklı kuşaklardandık, ama hassas parmaklarını dünyanın nabzına yerleştirmiş, adımlarını onun atışlarına uydurmaya çalışan insanlar nasıl olsa birbirini bulur, öyle değil mi? Sürüklendiğimiz … Okumaya devam et