“Bilen biliyor zaten, ille de onur diyorsan bu onur bize yeter”
Kişiler

“Bilen biliyor zaten, ille de onur diyorsan bu onur bize yeter”

  Onu çok sık böyle hatırlıyorum: Mutfaktaki küçük köşesine oturmuş, elinden hiç düşürmediği sigarası, kahvesi, hiç bitmeyen öyküleri, arkada mutlaka arada “kısa dalgadan” haberler alınması gereken radyosu. Evet, hele radyosu. Sadece alınacak haberlerin aracı değildi, aynı zamanda da dünyaya açılan pencereydi! Bu pencereden dünyadan bize doğru süzülenler olduğu gibi, bizim taraftan dünyaya giden bilgi ve … Okumaya devam et