Attila József: Fotoğraf
çeviri şiirler

Attila József: Fotoğraf

  Tertemiz pınarların kaynağına sin, Berrak camların silueti ol, Elmasın ışıltısının ardına saklan, Taşların altına, böceklerin arasında hatta, Hatta fırından yeni çıkmış gevrek ekmeğe gizlen, Zavallım, zavallım benim. Yaz yağmuruyla gir toprağın özüne – Boşuna temizlemeye çalışma, Çünkü ancak başkasında yıkayabilirsin yüzünü. Minik bir otun narin yüzü ol, olabilirsen Ve bil ki, dünyanın ekseninden de … Okumaya devam et

Pal Sokağı Çocukları – Arsa marşı
çeviri şiirler / Esintiler

Pal Sokağı Çocukları – Arsa marşı

  Budapeşte’de aylardır Vígszinház tiyatrosunda kapalı gişe oynayan Pal Sokağı Çocukları müzikalinden “Arsa marşı”.     Bu dünya büyük, ta göklere kadar Ama bu Arsa ufacık, avucumuza sığar Güneş bile bizimle burada Tahta perdeler içindeki bu dünyada   Meydan bizim, yaz bizim ağaçlar bizim Bahçe bizim ev bizim bu takım bizim Sen ve ben asla … Okumaya devam et

Miklós Radnóti – Huzursuz bir saatte
çeviri şiirler

Miklós Radnóti – Huzursuz bir saatte

    Güneşli özgür zirvelerde yaşadım ben, ama şimdi evladını soğuk vadilere hapsettin, ey yurdum! Gölgelerin arasında ikindi güneşinin uzak parıltısı da teselli etmiyor artık.   Yalçın kayaların doruklarında, işte uzaklarda gökyüzü! Ben ise mezar gibi taşların ıssızlığında yaşıyorum! Dilsiz mi olayın ben de! Neyin şiirini yazayım bugün? Söyle! Ölümün mü? Kimi ilgilendiriyor?   Hayatın … Okumaya devam et

Attila József – Acım tarifsiz
çeviri şiirler

Attila József – Acım tarifsiz

  Çepeçevre kuşatılmışken ölüm pusuya yatmışken (kaçıp deliğe sığınmış fare gibi çaresiz) alevlendikçe ruhun bir kadında çare arayacaksın, onun eline, dizine kucağına sığınacaksın. Sadece sımsıcak kucak değil seni çağıran, ürperten tutku değil, çaresizliğin de ona iter seni. İşte bu yüzdendir ki, ölümün soluk yüzü çıkıp gelene kadar sarılır kadınına onu bulabilen talihli. Sevmelisin! Çifte yük … Okumaya devam et

Huzme
şiirlerim

Huzme

  Hiç görmediğim farklı bir renkti, o güne kadar hiç tanımadığım bir tat bilinmez mekanlarında dolaşmadığım esrarengiz bir diyar, lacivert derinliğinde yüzmediğim bir deniz gözlerimi silik pastel tonlarında hiç gezdirmediğim bir ufuk   zifiri karanlık ormanda açılan bir ışık huzmesi gibiydi girişi varlığının hayatıma,   o kadar aydınlık o kadar şaşırtıcı o kadar eksiksiz.   … Okumaya devam et

Yalana yalan diyebilmek
şiirlerim

Yalana yalan diyebilmek

  Hayatın kendisidir teslim olmamak. Akla, mantığa, ahlaka, dünyaya bakışına ters ise kabul etmemektir dayatılanı. Direnmektir, zorla yaptırılmak istenene. Hayır diyebilmektir, gerektiğinde! Konuş dendiğinde susmak, Sus dendiğinde haykırabilmektir! Kendin olabilmektir, teslim olmamak! Maskesiz, yalan gülüşsüz, uyduruk tebessümsüz. Emirle gülüp,  emirle ağlamadan, içinden nasıl geliyorsa, öyle davranabilmektir! Yalana yalan diyebilmektir. Yılana da yılan! Teslim olmamak “dayanışmaktır”! … Okumaya devam et

Varoluşun ince anlamı
şiirlerim

Varoluşun ince anlamı

    Seni ben mi yarattım? Yoksa yokluğun mu var etti beni? Kurşun gibi ağırdı geceler, ruhumuzun derinliklerinde ise bahar dalı tazeliğinde bir cümbüş! Kimse anlamazdı sevincimizin nedenini, bir kuş çırpıntısı kadar hafif, bir yaz yağmuru kadar bereketli. Hayatın yükü taşınmazdı oysa, ağırdı, yine de, haylaz bir göz kırpmaydı varoluşun payına düşen bizden. Tayfalar gibiydik, … Okumaya devam et

Tane tane kestane
şiirlerim

Tane tane kestane

Her konuda laf yetiştiren „hedonist” tombul dostuma!     Sana bu dünya ne lazım? Kestane kurdu Kazım! Senin derdin kestane, Obur Kazım, Tombul Kazım, şapır şupur tane tane.   Dünya işinden sana ne? Kestane kurdu Kazım! Evin yurdun kestane neyine lazım başka hane, höpür höpür, tane tane.   Yazdığın bu destan ne? Sen yemekten anlarsın … Okumaya devam et

Şiirler

Macar bağımsızlık bayramı kutlu olsun!

 15 Mart Macar bağımsızlık savaşının başladığı tarihtir. 1848 yılında Avusturya monarşisine karşı aralarında büyük şair Sándor Petőfi’nin de bulunduğu bir grup gencin gösterisiyle başlayan ayaklanma, bağımsızlık savaşına dönüşür. Daha sonra savaş kaybedilse de, bağımsızlık savaşı, Macarların ulusal bilincinde asla silinmeyecek anılar bırakır. Macarların bağımsızlık gününü içten dileklerimizle kutluyoruz. Yüreğimde bir kaygı var Yüreğimde bir kaygı … Okumaya devam et

çeviri şiirler

Miklós Radnóti: Savaş Günlüğü

Ünlü Macar şairi Miklós Radnóti 5 Mayıs 1909’da doğdu ve 9 Kasım 1944’de sürgün edildiği NAZİ „çalışma kampında” yaşamını yitirdi.   SAVAŞ GÜNLÜĞÜ PAZARTESİ AKŞAMI Dehşetin pençesini duyuyorsun yüreğinde ve bazen sadece uzaklardan gelen bir haber gibi dünya; çocukluğun artık sadece anılarda, tırmandığın yaşlı ağaçlarda.   Endişeli sabahlar ve korkunç geceler arasında savaşın dehşetiyle geçti … Okumaya devam et

şiirlerim

Eszter’in şarkısı.

  Eski ezgiler mi dediniz? Evet vardı, ve onlar yakamozdan dalgalardı gençliğimizin doruklarını aralıksız kuşatan. Anlamayabilirsin belki, ancak kabul et ki yaşam var ediyor işte yeniden kendi ritmini. Kulak ver sadece, rahatlat ruhunu yüreğinle dinle! Yeniler geliyor gökkuşağı desenleri, ateşten sözleri, ve kor gözleriyle! Gülümse! Ve işte şarkılar yükseliyor yine, yine, yine… Söz: Tarik Demirkan … Okumaya devam et

çeviri şiirler

UYKUDA YÜREKLER (Miklós Radnóti 1909 –1944)

UYKUDA YÜREKLER (Miklós Radnóti 1909 –1944) Uykuda yürekler ve uykuda korkular yüreklerde, uykuda örümcek ağı yanında, duvardaki sinek de. Derin bir kıpırtısızlık evde, hep uyanık fare bile sessiz, uykuda bahçe, dallar fidanlar, kuşlar ağaçtaki, kovandaki arılar, gül goncasındaki böcek, ta ki iri tanelerinde buğdayın, uykuda Yaz da. Ayın ateşi de uykuda, sanki gökte soğuk metal … Okumaya devam et

şiirlerim

Bir iki üç ben

  Bir vapurdaydım gecenin bir vakti. Gökte yıldız kadar çoktu derdim. Beynim pür dikkat, gözlerim kendimde, hani, bir ben var benden içeri, nefes kesen zifiri kurşuniye yüreğim titreyerek dalıverdim. Oysa deniz kokusunu her şeyden çok severdim. Yakamozlanan suların hışırtısı bana gark olan beni benden alamasa da, ansızın, birden fazla Ben oluverdim. Bir Ben, evren kadar … Okumaya devam et

„Bilinmezin çağrısı”
şiirlerim

„Bilinmezin çağrısı”

  Dipsiz denizlerin davetiydi, dayanılmazdı. Ruhumuz ürpererek uzatırdık narin ellerimizi Ve uzakların menevişli cazibesinde okşardık bilinmezi. Bakir benliklerimizi tutuştururken Sirenlerin türküleri aklımız yüreklerimizin çılgın gümbürtüsüyle sağır, her şeyin başlayacağı o muazzam an için titrerdik! Kah alçalıp kah yükselirken Deniz kızlarının esrik ezgileri, durup beklemek olmazdı. Karşı koymak boşunaydı, bilinmezin davetine uyulacak, sonunda o yola çıkılacaktı! … Okumaya devam et

çeviri şiirler / BBC

Şiir aşığı bir ulus: Macarlar

Tarih 11 Nisan, karlı ve soğuk kış günlerinin ardından güneşin artık ihtiyatlı da olsa kendini göstermeye başladığı sıradan bir Nisan sabahı… Sokağa çıkmak için bindiğim asansörde beni bir sürpriz bekliyor. Asansördeki aynanın yanına özenle iliştirilmiş küçük bir kâğıt görüyorum. Bir kayıp ilanı, ya da satılık- kiralık ev ilanı sanıyorum önce. Ama dikkatli bakınca, bilgisayar çıktısıyla … Okumaya devam et

çeviri şiirler

MINT VAK GYERMEK – ATAOL BEHRAMOĞLU

MINT VAK GYERMEK – ATAOL BEHRAMOĞLU Elönti szívem az este meg a bánat ezen az áprilisi alkonyaton mikor elmúlóban minden és a szomszédban csikóval játszik egy kölyök. Mozdítgatja a lombokat a szél csupán a halál mozdulatlan: homályos őszéjszakákon az üresen visszhangzó nagyszobákban itt aludt mindég egy gyerek még künn diófák meg a nyírek fájdalma suhogott. … Okumaya devam et