Sendika

“Şiddete hayır!”

“Şiddete hayır” demek, bunu deklere eden kişiyi şiddet içermeyen tüm direniş yöntemlerinin kullanılması yetkisiyle donatır! “Şiddete hayır” diyebilecek kadar cesur musun? “Nereden gelirse gelsin, rengi, türü, ideolojisi ne olursa olsun şiddete karşıyım!” diyebiliyor musun? Bu kadar basit aslında! “Aması”, “lakini”, “fakatı” olmadan! “Şiddete karşıyım ben, kardeşim!” diyebilmek! Evet, bu kısa cümleyi söylemenin basit gibi görünse … Okumaya devam et

Sendika

Kuzuların sessizliği

Bir ülkede, dünyanın en güçlü ordularından biri olan ülke ordusunun kendi toprakları içindeki şehirleri, kasabaları, mahalleleri haftalardır kuşatma altında tutması normal midir? Gizli falan da değil: hükümetin aldığı kararları aleni uygulayan bir ordu, ülkenin bir kısmında topyekün bir şiddet uygulayan bir devlet var karşımızda. Kanıtları henüz yok, ama bu şiddetin uluslararası yasalar tarafından “insanlık suçu” … Okumaya devam et

Sendika

“Gerçek İslam bu değil!”

  Son zamanlarda her terör saldırısından sonra dillerden düşmeyen şu cümleye artık dayanamıyorum! “Gerçek İslam bu değil?” Hangisi peki? Gerçek İslam, asıl İslam, özü barış olan İslam hangisi? Bunu kim ve ne zaman gösterecek? Elbette bunu göstermesi gerekenler, dünyada İslam’a inanan, onun adına Cami, dernek, parti kuranlar, İslami değerlere göre topluma, ülkeye, dünyaya yol göstermek … Okumaya devam et

Sendika

“İktidarsız” muhalefet

Küçük fırtınalarda gemisini dalgaların arasından sağ salim geçiremeyenler bilinmez ummanlara yelken açmak için nasıl güven isterler? Bugünü bile yönetemeyenler yarını kurma iddiasıyla nasıl ortaya çıkarlar? Dört ay önce altın tepsi içinde kendilerine sunulan fırsatı ellerinin tersiyle iten muhalefet, hükümetin anti demokratik uygulamalarını, medya hâkimiyetini, seçim sürecindeki korku politikalarını vb gerekçeleri göstererek kendini aklamaya çalışmasın. Ne … Okumaya devam et

Sendika

‘G i d e c e k s i n i z…’

Parçalanan bedenlerin tüm ülkede yankılanan ve vicdan sahibi ruhlarda derin bir merhamet uyandıran çığlıklarının, bir gün “adalet istiyoruz” haykırışlarıyla bin bir odalı sarayınızın kapılarına dayanacağından adım gibi eminim Demiş ki; “istifa diye haykırıyorlar, böyle olursa devleti yönetemeyiz!” Devleti yönetmiyorsunuz zaten! Yönettiğiniz yeri “babanızdan size kalan bir mülk” olarak görüyorsunuz. Kimseye hesap vermek zorunda olmadığınız; Hani, … Okumaya devam et

Sendika

Savaş kurbanlarının yaşam konvoyları

Çoluk çocuk, sayıları binleri bularak yollara düşen kafile Avrupa’nın yaşlı hafızasında bilindik resimleri hatırlatmıştı “4 Eylül 2015, Sıcak Cuma” ilerde savaş kurbanlarının Avrupa’nın tereddütler içinde ne yapacağına karar veremeyen siyasilerini dize getirdiği gün olarak anılacak. Suriye’den savaşı, iç savaşı, IŞİD dehşetini, Türkiye’deki aşağılanmayı, battı batacak eğreti sallarla geçilen denizleri, Balkanlardaki can pazarlarını yaşayarak Macaristan’a varan … Okumaya devam et

Sendika

Boşuna beklemeyin, o hesap asla kesilmeyecek

Günlerdir o çocukların resimlerine bakıyorum! Tomurcuklanan ruhlarındaki tüm iyi duygularla, hayatı yaşanabilir kılmak için savaş topraklarına giden o masum ve cesur çocuklara! Suruç’ta nların bedenleriyle birlikte kalplerimizi, ruhlarımızı, vicdanlarımızı, paramparça eden o sinsi bombanın ardından yükselen çığlıklar yüreğimi dağlıyor. “Hesap vereceksiniz” diye haykırıyor bir ülke gözyaşları içinde, hep birlikte, haykırıyoruz! Allah aşkına, yeter kimseyi kandırmayalım … Okumaya devam et